|
Sonbahar, uzun yaz tatilinden sonra gelen çiledir. Ayrılığın, yalnızlığın, acının mevsimidir sonbahar. Yaprakların sarardığı, insana yok oluşu çağrıştıran kahverenginin, her tarafa hâkim olduğu; hüznün insanı kuşattığı hüzün mevsimidir sonbahar…
Kuru yaprakların dalından düşerken bıraktığı acının yanında, insanı düşünmeye sevk eden ve ruhu dinlendiren bir yağmur sesi… Sonbahar, kimi insanlar için huzurdur. Doğayı seven ve yaşamaktan zevk alanların mevsimidir. Yaşanması gerekenler dolu dolu yaşanmıştır bu mevsime gelene kadar. Artık, dinlenmek zamanıdır.
Sonbahar sakin ve huzur dolu bir mevsimdir. İnsanlar kötülük ve kin duygularını unutur. Hayatın gerçek ve hüzün dolu yüzünü görmeye başlar.
Bütün yaz boyunca çalışıp çabaladıktan sonra emeklerin karşılığı artık alınmıştır. Diğer yandan da kış soğuk yüzünü yavaş yavaş göstermeye başlamıştır. Kuşlar da kanat açmıştır sıcak mevsimler ülkesine.
Sonbaharın kara yüzü; artık kara kara düşündürmeye başlamıştır insanoğlunu. Evine odun kömür götürmeye çalışanları ve soğukta ne yapacağını düşünenleri görmek sıradan bir olaydır sonbaharın son günlerinde. Sonbahar aslında sonun başlangıcıdır.
Hüznün yerini ölüm korkusu alır ve tüm canlıları endişeye sürükler. Kışın soğukluğu hissedilmeye başlamıştır. Yeryüzündeki tüm canlılar kışa kazırlık yapar ve ısınma derdine düşer. Kimisi hazırlığını yerine getirir, kimisi getiremez. İnsanların içinde de kış hazırlığını yapamayanlar çaresizdir artık.
Sonunda karın masum beyazlığı yeryüzüne indiğinde sıkıntılar birer birer boy gösterir. Sonbaharın sakinliğinin yerini kışın kötü yüzü alır. Sıcacık evlerde sıcacık çorbalar içilirken soğuktan titreyenler sığınacak kapı ararlar. Soğuğun bu yüzü canlılara acı vermeseydi kış da güzel olurdu herhalde.
Sonbahar güzeldir, ama sonunda kış olmasa…
|