|
(SEKİZİNCİ KITA) Çok uzaklarda, insanların henüz keşfetmemiş oldukları SEKİZİNCİ KITA’da çeşitli hayvanlar ve daha hiç görülmemiş canlılar yaşarmış. Bir de orada kötü bir büyücü varmış. O büyücünün adı ‘’OZBO’’diye bilinirmiş. OZBO SİHİRLİ AĞAÇ’ın içindeki güçlü büyüyü alıp Dünya’yı ele geçirmek istiyormuş. Bir gün denizde bir fırtına kopmuş. Gemide anne ve kucağında bebeği varmış. Yunus kadının önünden atlayınca kadın korkmuş. Bebek de elinden düşmüş. Yunus, bebeği bir sedefin içine koymuş. Birkaç gün idare etmiş. Sonunda SEKİZİNCİ KITA’nın kıyısına çarpmış. Maymunlar onu bulup beslemişler. Adını NEİRİ koymuşlar. On altı yaşına gelince büyücü onu bir ceylana dönüştürmüş. Sonra NEİRİ sihirli ağacın yanına gitmiş. Ondan kendisini yeniden insana dönüştürmesini istemiş. NEİRİ oradaki bütün canlıların dilini öğrenmiş. Kuşlar NEİRİ’ye uçmayı öğretmiş. Bir gün yine denizde fırtına varmış. Bir bebeğe NEİRİ’ye olan olmuş. Bebeğin ısınması için ateş yakmışlar. İnsanlar, ateşi görünce oraya doğru gitmişler. Uzun bir zaman orada kalmışlar; ama bütün ağaçları kesiyorlarmış. Sihirli ağaca yaklaşmaya başlamışlar. NEİRİ ve diğer canlılar, onları durdurmaya çalışmışlar. İnsanlar, onlardan korkup kaçmışlar; ama bebek orada kalmış. Ona da MERİ adın koymuşlar. O da on altı yaşına gelince büyücü onu da ceylana dönüştürmüş. NEİRİ’de yirmi dört yaşına gelmiş. MERİ de diğer canlıların dilini öğrenmiş bu arada. Sonra sihirli ağaca gidip kendisini eski haline dönüştürmesini dilemiş. Bu adayı bilim adamları keşfetmişler. Bu adanın adı da KAYIP ADA olarak tarihe geçmiş ve insanlar oraya yaklaşmamışlar. Çünkü orasının sihirli olduğu söylentisi her tarafa yayılmış. Böylece oradaki ağaçlara kimse dokunamamış. Onlar da kesilmekten kurtulmuşlar.
|