KIŞ ŞÜNCELERİ      
   

Soğuk bir kış günüydü; üşüyordu. Çünkü bir kabanı, ellerini sıcak tutacak bir eldiveni yoktu. Zaten parası da yoktu. Ama olsun, o sağlıklıydı. Yani şimdilik. Belki de bu kıştan sağ çıkamayacaktı.

  Ölmekten korkmuyordu. Hayat güzeldi; yine de ölmek istemiyordu. Yaşamak için kışın da çalışacaktı. Kafasına beresini takıp dışarı çıktı. Bu soğuk, onu öldürmek işlercesine iliklerine kadar işliyordu. Birden:

-Senden nefret ediyorum kış! Diye bağırdı.

Sesini duyan olmadı. Ormana doğru yürüdü. Baltasına sıkı sıkı sarıldı. Durdu; karşısındaki manzara müthişti. Bembeyaz bir örtü toprağın üzerini örtmüştü. İlk defa bu manzara ilgisini çekmişti. Kışın güzel yüzünü görmüştü. Bu güzellik onun başını döndürmüştü. Görüntü harikaydı.

Baltasını kurumuş bir ağaca hızlıca vurdu. Isınması ve hayatta kalması için ona ihtiyacı vardı. Onunla ısınıp hayata tutunacaktı. Kış artık onu korkutmuyordu; hatta yaşama sevgisini daha da artırıyordu güzel görüntüsüyle.

 Bu nefret; artık karşılıksız bir sevgiye dönüşmüştü.

 

 MELİSA KORKMAZ

 İLKÖĞRETİM 4. SINIF ÖĞRENCİSİ


 
<<< Önceki Sayfa                                         Sayfa 59                                 Sonraki Sayfa >>>
        
              İçerik Sayfası >>>