DA
Ğ MENEKŞESİ
 

 Uzak, çok uzaklarda balkonun bir köşesinde tek başına duran bir menekşe vardı. Bu, bir Dağ Menekşesiydi. Dağlardan koparılıp getirilmiş ve bu saksıya hapsedilmişti.

Dağlara bakıp bakıp üzülürdü. Çok özlerdi oraları. Ne de olsa yetiştiği yerdi. Bir yanda yalnızlık, diğer yanda dağ özlemi vardı. Oraların havasını, suyunu, en önemlisi de ailesini ve arkadaşlarını özlüyordu.

 Çok üzgündü. Susuzluktan değil de üzüntüden solacaktı. Sahibi bu halini görünce, ona su verip güneşe koydu. Menekşenin gözleri kamaştı. Dağlara da bakamıyordu artık. Bir arkadaşı olmadığı için derdini de anlatamıyordu. Çok mutsuzdu. Dayanacak gücü kalmamıştı. Ne yapacağını da bilemiyordu. Artık solmak üzereydi.

Dağ Menekşesi; dağları seyrede seyrede, dağlara hasret önce boynunu büktü, sonra yapraklarını. Dağlarda başlayan hayat, bir çöp kutusunda son buldu.

                         
                                          GÖKÇEN
İLERİ

                                     İLKÖĞRETİM 4. SINIF ÖĞRENCİSİ




 
<<< Önceki Sayfa                                         Sayfa 57                                 Sonraki Sayfa >>>
        
                                                                     İçerik Sayfası >>>