KIZILCIK AĞACI


      Bir varmış, bir yokmuş. Bir bahçenin içinde bir köylü kulübesi, çeşit çeşit ağaçlar, taş bir çeşme ve bahçenin köşesinde yaşlı bir Kızılcık Ağacı varmış. Bahçedeki diğer ağaçlar bu Kızılcık Ağacı’nı beğenmez onunla arkadaşlık yapmazlarmış. Onun dostları: bahçenin kenarındaki Taş Çeşme ile dalına konan serçelermiş. Taş Çeşme’den su içen kuşlar, onun dalına konar birbirinden güzel şarkılar söylerlermiş.

          Bir dostu da varmış ki sadece kışın kar yağdığında kulübe sahibinin çocuklarının yaptığı Kardan Adam’mış. Kardan Adam’la Yaşlı Kızılcık Ağacı çok güzel anlaşıyorlarmış. Kızılcık Ağacı Kardan Adam’a yapraklarını ve meyvelerini anlatırmış. Kardan Adam da bu yaprakları meyveleri çok merak ediyormuş. Bu yüzden ilkbaharla birlikte eriyip gitmek onu çok üzüyormuş.

       Korkulan an gelmiş. Havalar ısınmaya başlayınca bizim Kardan Adam yavaş yavaş erimeye başlamış Kardan Adam erirken akan sular aynı zamanda onun gözyaşlarıymış. Bu duruma ve sevgili dostundan ayrılmaya dayanamayan kızılcık ağacı da gözyaşlarına boğulmuş.

       Ve ona demiş ki:

-         Dostum ağlama artık! Bundan sonra yapraklarımı ve meyvelerimi senin görmen için dökmemeye çalışacağım!

O günden sonra o bahçede yapraklarını ve meyvelerini en son döken ağaç, hep Kızılcık Ağacı olmuş.

 

                               EGE BERK ZİYA

                                             İLKÖĞRETİM 3. SINIF ÖĞRENCİSİ



 
<<< Önceki Sayfa                                         Sayfa 55                                 Sonraki Sayfa >>>
        
                                                                     İçerik Sayfası >>>