KARAMANOĞLU MEHMET BEY VE FERMANI
                                                                                                                       
          Karamanoğlu Mehmet Bey, Karamanoğullarının ikinci beyi olan Kerimüd-din Karaman Bey’in oğludur. Karaman Bey’in ölümünü müteakip yerine Selçuklu Sultanı Rukneddin Kılıçaslan kendisinin güvendiği vezinlerinden Hutenoğlu Bedreddin İbrahim’i Karamanoğullarının başına getirip ondan, Karaman Bey’in Oğullarını yok etmesini istedi. Hutenoğlu Bedreddin İbrahim, Larende’ye gelip oturdu ve Karamanoğlu Mehmet Bey’i annesini ziyarete geldiği bir sırada Yerköprü’de yakalayarak Konya’daki Gavele kalesine hapsettirdi.

Mehmet Bey bu sırada 18 yaşlarında idi. 1264 yılında Rukneddin Kılıçarslan ölüp, yerine küçük yaştaki oğlu lll. Gıyaseddin Keyhüsrev başa geçti. Bu sırada Vezir olan Muiniddin Süleyman Pervane’nin yardımıyla hapisten çıkan Karamanoğlu Mehmet Bey,  1264 yılında Ermenek’e gelerek buradaki Karamanoğullarının başına geçti. Karamanoğullarını yerle bir edip, topraklarına hâkim olmak isteyen Hutenoğlu Bedreddin İbrahim hazırladığı büyük bir ordu ile Ermenek üzerine yürüdü.

Karamanoğulları ile Göksu geçidinde çetin bir savaşa tutuştu. Ancak Kahramanca savaşan Karamanoğulları karşısında mağlup olmuş, silahlarını ve diğer malzemelerini toplamaya fırsat bulamadan geri çekilip, canını zor kurtarmıştır. Bu hareket Karamanoğullarının cesaretini artırmış, çevrede yaşayan Türkmenlerin de kendilerine katılması ile büyük bir güç haline gelmiştir. Bu şekilde güçlenen Karamanoğulları, üzerlerine gelecek Selçuklu ve Moğol kuvvetlerini mağlup edebilecek duruma gelmiştir.

Bu durumdan cesaret alan Karamanoğulları 1264 yılında Konya üzerine yürüyerek Konya’yı zapt etmiştir. Mehmet Bey Konya’yı zapt ettikten sonra bir yıl süre ile Konya'da oturmuş ve bu süre içerisinde çevresindeki adamları ile birlikte her gün Mevlana’yı ziyaret etmiş ve ondan feyz almıştır. Konya’yı ele geçiren Mehmet Bey Selçuklu tahtına sultan olarak oturmamış, Selçuklu Sultanı ll. Keykavus’un oğlu Siyavuş’u 12 Mayıs 1277 de tahta geçirmiştir. Bu zaferden sonra Mehmet Bey Konya hazinelerini Karaman’a taşımıştır.

         Karamanoğlu Mehmet Bey’in Konya’yı ele geçirmesi, dağılan kabilelerin toparlanmasına vesile olmuş ve kısa zamanda çevredeki bazı beylikler (Eşrefoğulları, Menteşeoğulları ve Saruhanoğulları) Karamanoğullarının hâkimiyeti altına girmiştir.

Mehmet Bey bundan sonra uç Türkmen beyliklerinin başına kardeşi Mahmut Bey’i göndererek, Tarsus-Adana, Adana-Konya ve İç Anadolu ticaret yolunun düğüm noktası olan Gülek Boğazındaki Gümrük Teşkilatının ve orada bulunan Garnizonun ele geçmesini sağlamış ve Venediklileri, Cenevizlileri ve Ermenileri vergiye bağlamıştır.

 Karamanoğlu Mehmet Bey Konya’ya Selçuklu Sultanı Sultan İzzeddin Keykavus’un oğlu Gıyaseddin Siyavuş’u başa geçirmiş, kendisi de vezir olmuştur. Önceleri Moğol baskısına başarı ile karşı koymasına ve birçok defa galip gelmesine rağmen, sonunda yapılan bir savaşta Moğolların büyük bir ordu ile saldırmaları karşısında Mehmet Bey Ermenek ve Mut havalisine çekilmiştir.

Mehmet Bey’in çekilmesinden sonra Konya Moğollar tarafından işgal edilmiştir. Moğollar her tarafı yakıp yıkarak ilkbahar mevsiminde Mut taraflarına kadar inerler. Moğollarla yapılan bu savaşta Mehmet Bey iki kardeşi ile beraber 1280 yılında şehit düşmüştür.   Şehit düşen Mehmet Bey’in başı kesilerek Konya’ya götürülmüştür (bir rivayette Karadağ’da, bir rivayette Toroslar’da) Genç yaşta iken şehit olmuştur. Kabrinin nerede olduğu belli değildir.

 Mehmet Bey Konya’yı ele geçirip, Siyavuş’u Selçuklu tahtına geçirdikten sonra 13 Mayıs 1277 tarihinde Konya önünde akdedilen bir toplantı ile Türkçe’yi resmi dil olarak ilan eden ünlü fermanını yayınlamıştır.
          Karamanoğlu Mehmet Bey’in ünlü fermanı İbni Bibi’nin Evamirü’l-Alaiyye adlı Farsça eserinde Farsça olarak yer almıştır. İbni Bibi’nin eseri Yazıcıoğlu Ali tarafından Tevarih-i Al-i Selçuk adıyla 15.yüzyılda Türkçeye çevrilmiştir. Çevirinin yazması, Topkapı sarayı Revan bölümü, 1391 numarada kayıtlıdır. 13.yüzyılın dil özelliklerini yansıtan bu yazmada ferman şu şekilde Türkçeye çevrilmiştir:

“Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türkî dilinden gayri dil söylemeye”

13.Yüzyılın dilini yansıtan bu cümle bugünkü Türkçeye Karaman Valiliğinin başvurusu üzerine Türk Dil Kurumu tarafından şu şekilde aktarılmıştır.

“Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmaya”

Karamanoğlu Mehmet Bey’in, 13 Mayıs 1277’ de, Türkçeyi korumak amacıyla yayınladığı ünlü fermanı, O dönemdeki Anadolu’nun durumunu bilmeden değerlendirmek doğru olmaz.

XII. yy ve sonları, Anadolu Selçukluları’nın hüküm sürdüğü; Türk olmalarına rağmen, devletin her alanında İran hâkimiyetinin apaçık görüldüğü ve Türklüğün değerlerinin devlet eliyle unutturulmaya yüz tuttuğu yıllardır. İşte bu dönemde Karamanlılar, Anadolu’da sadece dil alanında değil; Türk değerlerinin yaşatılması için, her alanda, büyük mücadeleler vermişlerdir.

1238 ‘de, Selçuklular’ın İranlaşması karşısında, Karamanlıların atası, Nure Sofi’nin de katıldığı, Türklüğün savunması denilebilecek, Kırşehir’in Maliya Ovasın’da gerçekleşen savaş; Karaman-oğulları’nın Anadolu’da verdikleri mücadelelerin ve değerlerin korunması savaşının en açık delilidir.

Karamanoğlu Mehmet Bey, Anadolu’da Türklüğün, mücadelesini vermiştir. 1277’ de yayınladığı fermanın özünde, bir milletin birlik-beraberliğinin ilk adımının, dil birliği olduğu vurgulanmaktadır.

Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen, burada devlet ve beylikler kuran Türk boylarının, başka milletlerin değerlerini kabullenip, kendi öz yapılarını terk etmeye yöneldikleri bu dönemde, sadece Karamanoğulları’nın, Türk değerlerine bağlı kalma savaşı vermeleri ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu gerçeği, tarih sayfalarına fermanıyla yazması, Anadolu Türk tarihinin en önemli adımlarındandır.

Bugün Anadolu’da Türk değerleri yaşıyorsa; Türkçe çeşitli devirlerde, insafsız saldırılara uğramasına rağmen, hâlâ dipdiri ise, bunda Karamanoğulları’nın mücadelelerinin ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in payı büyüktür.

1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu topraklarının Türklere açılmasından sonra Anadolu’ya gelen Türk boyları tarafından Karaman Türk topraklarına katılmıştır. Karaman
1165 yılında Anadolu Selçuklu Devletinin idaresi altına girmiş ve uzun yıllar
Selçukluların idaresi altında
kalmıştır. Ancak Anadolu Selçuklu Devletinin Moğolların hâkimiyeti altına girmesinden sonra,
Karamanoğulları isyan ederek 1230 yılında bağımsız Karamanoğulları Beyliğini kurmuşlardır.

<<< Önceki Sayfa                                                Sayfa 39                                     Sonraki Sayfa >>>
        
                                                                       İçerik Sayfası
>>>