TOPLUMDA HOŞGÖRÜ

   
   Günümüz toplumunda birçok sorun yaşamaktayız.  Bu sorunlardan biride hoşgörüsüzlük… Toplumdaki çoğu aile hoşgörü nedir ondan habersiz. Hoşgörü, aile ve toplum bireylerinin birbirini sevmesinde ve dolayısıyla birbirlerine daha sıkı bağlanmalarında büyük rol oynuyor. Aile bireyleri birbirlerine sıkı bir biçimde bağlandıklarında toplumun dayanıklılığı tartışılamaz. Fakat en ufak bir hatada aileler çocuklarını, toplum da bireyleri dışlıyor. Mevlana binlerce günahı olana bile ‘‘gel ’’ diyor.

Hoşgörü bazı ailelerin kapısını çalıp içeri giriyor, bazılarının kapısında bekliyor. Üzücü olan şu ki; bazı ailelerin kapısına bile gelmiyor. İşte bu üç aile tipi toplumumuzu oluşturuyor.       Hoşgörü kapısından giren ailede işler yolunda… Herkes hayatından memnun ve herkes mutlu. Ailedeki dayanışma oranı yüksek. Aile fertleri birbirine karşı saygılı. Kısacası hoşgörü konusunda örnek bir aile.

Evin kapısında bekleyen biri var. Fakat içerdekilerin onu eve almaya niyeti yok. Ara sıra evde şimşekler çakıyor, büyük tartışmalar oluyor. Sonra aile fertleri bu sorunu çözüyorlar. Fakat hallerinden pek memnun değiller.

Gelelim toplumun asıl sorunu olan aile tipine… ‘‘Güneş girmeyen eve doktor girer.’’ sözüyle benzerlik gösteriyor belki ama doğru; hoşgörü girmeyen eve mutsuzluk girer. Bu aile her dakika büyük fırtınalar yaşıyor. Sonu gelmeyen öyle şiddetli fırtınalar ki bunlar; aile fertlerinden biri bir yana, diğeri bir yana savruluyor. Sonra birbirlerini bulmaları ve bu aileyi toplamalarına imkân yok. Eğer böyle bir imkânları varsa da kullanmıyorlar. Parçalanıyor, dağılıyorlar ve bu hoşgörüsüzlük denizinde boğuluyorlar. Sonra, yaşadıklarını kimseyle paylaşmıyor, dertlerini içlerine atarak kendilerini ürkütüyorlar. Yaşamdan ve dostlarından kaçıyorlar. Paylaşma isteği olmayınca yaşamdan kopuyorlar. Mevlana ‘‘bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.’’demiştir.

       Hayatımızın her yerinde hoşgörü ihtiyacını bulmak kolay. Yolda yürürken size çarpan birine kızarak kavga çıkartabilirsiniz, ama bunun yerine hoşgörülü olarak önemli değil de diyebilirsiniz.

       Hoşgörü insanların toplumda sevilmesini sağlayan bir özellik. Mevlana, Yunus Emre hoşgörüleri sayesinde toplumda seviliyorlar. Bizim için çok büyük örnek olan bu insanlar yaşamları süresince hoşgörülerinden hiç taviz vermemişlerdir. Onlar hiç kimse için ümitsizliğe düşmemişlerdir.

                      

Sevgide güneş gibi ol.

Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol.

Hataları örtmede gece gibi ol.

Tevazuda toprak gibi ol.

Öfkede ölü gibi ol.

Her ne olursan ol;

Ya olduğun gibi görün;
Ya göründüğün gibi ol.

 

 

              A. RUMEYSA KELEŞ

                  AMASYA BİLİM VE SANAT MERKEZİ

 

<<< Önceki Sayfa                                        Sayfa 29                                          Sonraki Sayfa >>>
        
İçerik Sayfası
>>>