|
BİR RESMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Yeni bir yılı karşılamak insanın içini
tarifsiz sevinçler ve hüzünlerle
dolduruyordu. Geçen yıllar için üzülüyor,
gelecek için yeni umutlar veriyordu insana.
Takvimi incelemeye koyulmuştum. Sayfaları
bir bir çevirirken bir fotoğraf dikkatimi
çekti. Bu fotoğraf beni çok etkilemişti,
yüreğim acıyla burkuldu. Bu fotoğraf
karşısında birden tüm sevincim ve heyecanım
kayboldu. Bu fotoğrafçının, sonrasında vicdan azabına dayanamayıp intihar ettiğini öğreniyoruz. Şimdi biraz düşünelim, küçük çocuğa yardım etmeyen bu adam bir Avrupalı, peki, çocuğu ve kara kıtadaki insanları bu hale düşüren kim? Çocuğun ailesi de Avrupalılar yüzünden bu duruma düşmedi mi? Afrika, zaten Avrupa’nın sömürgesi altında değil miydi? Peki, Afrika’da yaşayan insanların insan haklarına ne oldu? Övdüğümüz medeniyet çağdaş Batı hem insan haklarını yok sayıyor; hem de insan hakları haftasını kutluyor… Bu zihniyet kalkıp aynı zamanda bizim ülkemizde de hak ihlalleri arıyor. Sömürü düzeniyle palazlanan bu toplumlar “ sözde soykırım” yaftalarıyla benim milletimi, tarihimi karalıyor. Kirlerinden arınmak için de akın akın Mevlâna’ya geliyor. Yunus Emre’den insanlık adına ne alırım diye uğraşıyor. Şunu bilmiyor ki, onlardaki insan sevgisinin kaynağı bu millette ve onun inançlarında gizli. Bu insanlara ve onların yöneticilerine söyleyecek bir çift sözümüz olmalı. O fotoğrafçının duyduğu vicdan azabının bir kırıntısı da sizde olsa; dünya herhalde bütün insanların kardeşçe yaşadığı bir cennet olurdu.
AMASYA BİLİM VE SANAT
MERKEZİ
<<<
Önceki Sayfa
Sayfa
23
Sonraki
Sayfa
>>>
|