TERÖRDEN KAÇIŞ

   
     Bizler, terör korkusu altında yaşamaya devam etmeye çalışan insanlarız. Bölgemizde sürekli terör olayları oluyor. Bunun sonucunda da birçok insan zor durumda kalıyor. Keşke imdadımıza yetişenler olsa da bu şekildeki yaşamdan kurtulsak.

 

        Bir gün düşünüyordum. Ne yapıp edip bu tehlikeden kurtulmalıydık. Yoksa bizler için kötü şeyler olabilirdi. Bu konularda araştırmalar yapmaya karar verdim. Kurtuluş yolu ne olabilirdi?

 

 İlk olarak en çok görüştüğüm arkadaşımın yanına gittim. Aynı şekilde durumları da bizlerinkine benziyordu. Ona düşüncelerimi söyledim. Bu konudaki görüşlerini aldım. Arkadaşım bana ailesiyle beraber kaçak yollarla buradan uzaklaşacaklarını söyledi. Bu düşünceyi kabul etmemiz biraz zor olacaktı. Ama bu son bir fırsat da olabilirdi. Çünkü yaptığım araştırmalardan bunun dışında başka bir çıkar yol bulamadım.

 

Yine de arkadaşıma teşekkür ettim ve doğruca eve yöneldim. Soluğu evde aldım. Çünkü eve giderken yakınlardan yine silah seslerini işitmiştim. Ben de aceleyle eve koşmuştum. Herkesi evde buldum. Onlarda bana neden bu kadar acele ettiğimi sordular. Ben de olup bitenleri anlattım. Biraz yüzlerini buruşturdular; ama son şansımız olduğunu söyledim. Sonunda kabul edebildiler. Buna çok sevinmiştim.

 

 Artık bizde kurtulabilirdik. İlk hazırlıkları yaptık. Ertesi gün yola koyulduk. Birkaç kamyonlarla gidiyorduk. Kamyonlar hiç de iç açıcı gözükmüyorlardı. Bizim gibi birçok insan vardı. İdare etmemiz gerekiyordu. Buradan kurtulup yepyeni bir hayata başlayacaktık. Birkaç saatten sonra Türkiye’ye girmiştik. Şimdiki hedefimiz çok uzaktaydı. İzmir’e gidecektik.

 

Yola hiç durmadan devam ediyorduk. Dişimizi sıkarak yolumuza devam ediyorduk. İzmir’e çok az kalmıştı. Yolda birçok aşamalardan geçtik. Zor da olsa bunların üstesinden gelebilmiştik. Tabii ki moralimizi bozmamalıydık. Sürekli birbirimizi motive ediyorduk. Sonunda İzmir’e de varmıştık.

 

Buradan gizli ve yine kötü bir yer varmış. Oraya gitmemiz gerekiyormuş. Oraya da vardık. Burada biraz dinlenip bizi Yunanistan’a götürecek tekneyi beklememizi söylediler. Herkes dinlenmişti. Ama hepimizin de karınları zil çalıyordu. Böyle olacağını hepimizde biliyorduk. Yaptığımız iş kaçak işti. Yanımıza aldığımız yiyeceklerle açlığımızı yatıştırdık.

 

Uzaktan tekne görüldü. Ve herkesin hazırlanması istenildi. Herkes hazırlanmıştı. Tekne sahil kenarına geldiğinde canımız sıkıldı. Tekne de kamyonlar gibi eski durumdaydı. Dökülecek gibi. Bu gemiyle hayatımızı riske atıyorduk. İtirazlar yükselince, arka taraftan bir ses:

 

— Kapatın çenenizi! Yaptığınız iş kaçak değil mi? Bizim yapabileceklerimiz bu kadar. Daha iyisini yapamayız. Buna katlanmalısınız.

 

Kimse çıtını çıkaramadı. Herkes çok korkuyordu. Tekneye binip yola koyulduk. Kötü tekne olmasına rağmen kaptan kıyı ve kayalık taraflardan ilerliyordu. Yani teknenin batması an meselesiydi. Kıyı taraflardan iç taraflara açılınca biraz rahat nefes aldık. Ama ne var ki daha iyi olacağına işler çok kötü gidiyordu. Korktuğumuz başımıza geldi. Hava gittikçe kötüleşiyordu. Yağmur başladı ardından bir fırtına… Dalgalar tekneyi adeta sarsıyordu. Çığlıklar, hüngür hüngür ağlamalar başlamıştı. Kendimi suçluyordum. Benim bu fikrim nedeniyle ailemi bu tehlikeyle baş başa bırakmıştım. Ama çoktan iş işten geçmişti. Bunları düşüneceğim yere kurtulmamız için planlar yapmalıydım.

 

 Teknede birkaç yabancı dayanamayıp sarsıntıdan denize düştü. Ağlamalar ve çığlıklar gittikçe arttığı sırada dualar da okunuyordu. Teknede bir yandan da su alıyordu.

Bu arada yan taraftan birkaç tekne geldi. Bunlar kurtarma ekipleriydi. Bizi kurtarıp sahile çıkardılar. Isınmamızı sağlayıp sıcak yemek verdiler. Bizi hayata döndürdüler.

 

Şimdi kendi ülkemizdeyiz ve kaçmanın çözüm olmadığını öğrenmiş bulunuyoruz. Mücadelemizi artık kendi ülkemizde vereceğiz; hayatımızı borçlu olduğumuz kurtarıcılarımızı unutmayarak!

 

          MUHAMMET CAN AZARİ

           AMASYA BİLİM VE SANAT MERKEZİ


<<< Önceki Sayfa                             Sayfa 17                        Sonraki Sayfa >>>
        
        İçerik Sayfası
>>>